Set in rural Rajasthan, 'Balika Vadhu' traces the arduous journey of child bride Anandi from the brink of childhood to womanhood. Married at the tender age of eight, Anandi had to accept and accustom herself to a new family of strangers and accept her roles as a friend, lover, wife and a daughter in law during childhood itself. Now, as a young adult, she faces new challenges as she tries to carve out her own identity in the world. 'Balika Vadhu' very sensitively portrays the plight of children who are unwittingly forced into marriage, in the name of tradition, and have to bear the repercussions for the rest of their lives.
Doktorlar Türkiye'nin en ünlü ve en iyi hastanesinde eğitime başlayan bir grup genç cerrahın hikayesidir. Ancak kahramanlarımızı tanıdıkça ve onların renkli, bir o kadar sıra dışı hayatlarına tanık oldukça hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlarız. Hayatın tüm renkleri bu dizinin içinde yer alacaktır. Hastaneye gelen her hasta, kurtarılan ya doktorların elinden kayıp giden her hayat bize bir gerçeği gösterecektir. Ne kadar kibirli ya da önyargılı olduğumuzu... Nefretlerimizi ya da sevgilerimizi... Gururumuzun, kıskançlığımızın, öfke ya da açgözlülüğümüzün eşlik ettiği hayatımızda kaybettiklerimizin değerini. Elbette aşkla beraber! Bu dizi... Bütün değerlerin içinin boşaltıldığı, paranın tek güç olduğu ve her kapıyı açacağı düşüncesinin empoze edildiği dizilerin arasında bir vaha olacaktır!
Osmanlı İmparatorluğu'nun altın yılları bu televizyon dizisinde yeniden hayat buluyor.
İstanbul Polis Teşkilatı Asayiş Şube’de görev yapan sivil bir ekip, minibüsleriyle İstanbul'un sokaklarını arşınlamakta ve karşılarına çıkan her türlü kanunsuzlukla savaşmaktadırlar.
Dizide köyden kaçan zeyno'nun memoli ile karşılaşıp birlikte yaşadığı olağanüstü maceralar anlatılmaktadır. Oyuncularında rollerini güzel yapmasıyla beraber herkesin kalbinde yer kazanmış bir dizidir.
Bu destanı anlamak demek Türkiye Cumhuriyeti'ni, edinimlerini, başarılarını anlamak demektir. Türkiye Cumhuriyeti'nde bağımsızlık, özgürlük havasını içine çekerken yüreğinin sesini dinleyebilmektedir bu destanı anlamak. Bu destanı anlamak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde başı dik onurlu bir insan gibi yaşamaktır. Bu destanı anlamak demek özgürce soluk alınıp verilen bir toprağın değerini bilmek, başı dik, bağımsızlık ve onurlu olmaya her şeyden üstün tutmak demektir.
Gaziantep'in ünlü baklavacısı Kahraman Usta'nın kızı Nazlı Ankara'da üniversite eğitimini bitirmiş memleketine dönmüştür. Çok sevgili kızlarının dönüşünü hasretle bekleyen aile çok mutludur. Ama Nazlı'yı bir sürpriz beklemektedir. Kahraman Usta, kızının evliliği için ortağı Ökkeş Usta'nın oğlu Kadir'e söz vermiştir. Nazlı buna şiddetle karşı çıkar. Ökkeş ve Kadir'in kendisini istemeye geldikleri gün evden kaçan Nazlı, Bodrum'a gider. Nazlı burada bir otelde iş bulur ve çalışmaya başlar. Ailesi her yerde Nazlıyı aramaktadır. Bu sırada Nazlı Bodrum'da yakışıklı, yabancı bir gençle tanışır. Nazlı bu gencin İngiliz olduğunu zannetmektedir. Oysa ki bu genç, ailesi İstanbul'dan Atina'ya göç etmiş Niko adında bir Yunanlıdır.
Dizi, Betüş isimli bir perinin, eşi vefat eden iki çocuk babası Sadık ile evlenmesi sonucu başlarından geçen macera dolu hayatlarını konu alır.
Hırsızlığı iş edinen hatta bu sebeple hapse giren Ömer'in düştüğü durumlardan ailesinin haberi yoktur. Hapishaneye girdiğini ailesinden bile saklayan Ömer’in kaderi zengin ve güzel bir kadın olan Sibel ile kesişir. Ömer'i hırsızlığa alıştıran Baykuş ve adamları ise Ömer'e borç verdikleri parayı geri vermesi için iki gün mühlet verirler. Yoksa annesi ve kardeşlerini öldüreceklerdir. Ömer ve arkadaşları kendilerini sömüren Baykuş’tan ve polisten yakayı kurtarıp yeni bir hayata başlayabilecekler midir? Kaderin yollarını kesiştirdiği Ömer ve Sibel aşklarını yaşayabilecek midir?
Evli ve iki çocuk babası olan Canan zamanla güzelliğini kaybeder. Halihazırda var olan estetik problemlerin üzerine çoktan yaşlanmıştır. Buna karşılık eşi Zafer çok bakımlı bir adamdır. Karısına olan ilgisi zamanla azaldı. Etrafındaki kadınlar dikkat çekiyor. Yardımcısı Zafer, Alev'e aşıktır. Candan, bir kadının yaşayabileceği en büyük felaketi yaşadı.
Sultanahmet’te esnaflık yapan karakterimiz dost canlısı ve insancıl biridir. Bir gün iş yerinde Japon bir aile ile tanışır ve onların hediye olarak gönderdiği son teknolojiyle üretilmiş robotu evine alır. Dizideki bütün olaylar robotun gelişiyle başlar. Ailemiz klasik bir Türk ailesi olduğu için Robot Babür ev işlerini bile yapmaya başlar. İlerleyen bölümlerde robot ailenin bir ferdi olur ve bu arada evin genç kızına aşık olur
Havin'in babası Gülağa, yıllar önce Havin'in gözleri önünde kıskançlık yüzünden annesini öldürülmüş ve hapse girmiştir. Gülağa kızını, amcası ve yengesine teslim etmiş ancak Havin onların zulmüne dayanamayıp evden kaçarak fakir bir mahalleye yerleşmiştir. Bir yandan üniversitede okuyan bir yandan da geçimini sağlamak için ders veren Havin'in okuldan en yakın arkadaşı Lale, escortluk yapmaktadır. Uzun zamandır Havin'i bu işe ikna etmeye çalışan Lale, sonunda Kamil'in ayarladığı ve içinde politikacıların olduğu bir toplantıya escort kız olarak Havin ile beraber gider. Davet, bir otel odasında gerçekleşir ve ünlü politikacılardan Ural Aydın, Havin ile yakından ilgilenir. Ural arkadaşları ve Havin'in yer aldığı bir ortamda kendisine tuzak hazırlayan Sezai'nin adamından habersizdir. Sezai'nin bellboy kılığına giren adamı Havin ve Ural'ın fotoğraflarını çeker. Bu fotoğrafları daha sonra şantaj için kullanacaktır.
Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybeden idealist Afet Öğretmen, küçük kardeşi Kerem ile birlikte Anadolu'yu karış karış dolaşmıştır. Ezberci eğitimden değil, yaratıcı eğitimden yana olan Afet Güçverir buralarda türlü tayinler, atılmalar görmüş ve kardeşine tokat attığı için ayrılmak zorunda kaldığı eski meslektaşı, aşkı Tekin Bey'i ise asla unutmamıştır. Kardeşi ile birlikte yıllar sonra son sürgünleri olan İstanbul Rıdvan Kanat Lisesi'ne gelirler. Bu tayin Afet Güçverir için yeni bir yaşam, öğrenciler içinse uzun soluklu bir hayat eğitiminin başlangıcı olacaktır.
Biri evli, üç kızı ve bir oğlu olan anne ile babanın neşeli ve telaşlı yaşamı, komşuları ve akrabalarıyla olan ilişkileri anlatılıyor.
Melek, yıllardan beri sevgilisinin gelinlik satan dükkânında tezgâhtar olarak çalışmakta ve evlilik hayalleri kurmaktadır. Bir gün sevgilisinin kendisinden ayrılmak istediğini öğrenir ve hayatı tamamen değişir. İşyerinden ayrılan Melek, tesadüfler sonucu eşini kaybetmiş olan zengin bir adamın, Ömer Giritli'nin üç çocuğuna bakmak üzere dadı olarak işe girer. Çocuk yetiştirme konusunda pek de deneyimi olmayan Melek, kendisine çok yabancı bir ortamda, o güne kadar görmediği kurallar ve değişik bir yaşam biçimiyle karşı karşıya kalır.
Boşanmanın eşiğindeki evli bir çift ve oğulları, kızları ve arkadaşlarıyla olan ilişkileri hakkında.
Cennet Mahallesi İstanbul'un kenar semtlerinden biridir. Dans, müzik, aşkların bol olduğu bir yerdir burası. En güzel kızlar, en afili delikanlılar, en hoş sohbet duygulu insanlar burada yaşar. Bu mahallenin gülü güzeller güzeli dansöz Sultan ile yanık sesli kemancı Ferhat birbirlerine deliler gibi aşıktır ama iki taraf aileleri arasında 4 göbek önceden başlayan düşmanlık bu iki sevgilinin aşkına mani olmaktadır. Sultan'ın anası bohçacı Pembe ile Ferhat'ın babası zurnacı Yunus'ta yıllar önce birbirlerine büyük sevda ile bağlanmışlar ama bu düşmanlık onlarında mutluluğunu bozmuştur.
Oldukça geleneksel olan Sütçüoğlu ailesinin yaşamı ve onların Nişantaşı'nın yüksek profilli çağdaş yaşamına uyum sağlama mücadeleleri.
Hulusi ve Vahi… Evlatlarıyla gurur duyan iki baba. Hulusi, ve eşi Belgin, oğulları Tarık’ın, İtalya’daki iktisat eğitimin tamamlayıp bankasının başına geçeceği günün hayaliyle yaşıyor. Vahi ise, kızı Naz’ın, konservatuardan mezun olup yurtdışında vereceği çello resitalleri ile göğsünü kabartacağı günün. Tarık ve Naz da, ideallerine doğru “tam gaz” gidiyorlar… Ancak Tarık, “Alfonso” adıyla İtalya’da ralli pistlerinde, Naz ise “Deli Kız” adıyla İstanbul sokaklarında. Son model arabalarıyla. Ve bu iki başına buyruk gencin hayatları, sonunda aynı arabanın içinde kesişir. Çünkü babalar, belki en son duyar, ama mutlaka duyar. Tarık, İstanbul’a ailesini görmeye geldiğinde, Hulusi, bir daha yurt dışına çıkmasını yasaklar. Naz, kaza yapınca da, Vahi, bir daha araba kullanmasını. Tarık, bir de üstüne iki sene çalışıp eğitimi yerine ralliye harcadığı parayı çalışıp babasına geri ödemek zorundadır. Babası, torpille işe girip yan gelip yatarak para kazanma yollarını tıkayınca, becerebildiği tek işi yapmak zorunda kalır: şoförlük. Naz’ın ise arabasına binebilmesi için tek engel vardır: babasının bulacağı şoför. Ve kader yollarını birleştirir… Tarık, Naz’ın şoförü olarak işe girer. Ancak işi çok zordur. Bir yandan, aniden ortadan kaybolan ve tüm dünyada aranan ünlü ralli şoförü Alfonso olduğunu herkesten gizlemek zorundadır. Bir yandan, ünlü bankacı Hulusi Tekelioğlu’nun oğlu olduğunu Vahi’den saklamak zorundadır. Ve en önemlisi… Arabasının şoför koltuğuna tekrar geçebilmek için tek çaresi, kendisini kovdurmak olan ve hayatını bunu planlamakla geçiren Naz’ın saldırılarını savuşturmak zorundadır. Tarık ve Naz, büyük bir didişme ve çekişmeyle başlayan inişli çıkışlı bir ilişkinin içinde keskin virajlarda hızla ilerlerken, önlerine çıkan engelleri de bir bir sollamak zorun
Uzayda Dünya'dan çok uzak bir gezegen olan Ütopya'da iyilik ve kötülük arasında büyük bir mücadele vardır. Selena'nın görevi insanlara iyilik yapmak ve yaptırmak, Hades'in görevi ise insanlara kötülük yapmak ve yaptırmaktır.
Cadı olduğunu yeni öğrenen Ayşegül'ün, halaları ve arkadaşlarıyla birlikte geçirdiği yaşantısını, içinde olduğu aşk üçgenini, yaptığı sihirlerle başına açtığı belaları konu alır.
Młody bokser Ali Pusat trafia do więzienia za niefortunne zdarzenia przed meczem o mistrzostwo. Musiał spędzić sześć lat w więzieniu. Ali, który stracił ukochaną dziewczynę Hediye, która z powodu nieporozumienia związała się z instruktorem boksu, rozpoczyna zupełnie nowe życie, aby naprawić błędy, które popełnił w dniu, w którym trafił do więzienia, i kontynuować walkę o mistrzostwo.
Dizi bir Ege kasabası olan Seferihisar yaşayan Deniz (İbrahim Kendirci), Aslı (Pelin Karahan), Efe (Dağhan Külegeç) ve Mine'nin (Aslı Enver) hikâyeleri etrafında döner. Mutlu ve güvenli ailesinden kopup kendi yolunu bulmaya, büyümeye çalışan Deniz'in; idealist, güçlü, maddi zorluklara rağmen okuyan, hayata karşı sert görünmeye çalışan hassas Aslı'nın; rahat ve esprili tavırlarıyla içindeki acıyı saklamaya çalışan Efe'nin ve ayrık otu, isyankar Mine'nin sıkı dostlukları, ilk aşkları, ÖSS sınavı baskıları, okul hayatları, aşılmaya çalışılan aile sorunları anlatılır.
Eşref Saati'nde aynı mahallede doğan, aynı eli öpüp aynı raconla büyüyen, hiç uzlaşamayan ama hiç de ayrılamayan, birbirlerinin kız kardeşlerine aşık, inatçı iki kabadayının hikayesi anlatılıyor.
Ünlü müzisyen Hüseyin Kenan Gün'ün çocukluğu nüfuzlu bir adam olan dayısı Saib Paşazade'nin yanında zorluklar içinde geçmiştir. Saib Bey, onun rızası olmadan evlenen kız kardeşi Melek Hanım'ı hiç affetmemiştir. Melek Hanım, hırsızlık suçuyla mahkum olan kocası hapishanede ölünce, oğlu Kenan ve kızı Afife'yle ortada kalmış ve ağabeyinin yanına sığınmıştır. Saib bey, etrafa karşı mecburiyetten onlara kucak açmış gibi görünse de, kızkardeşinin hatasını sürekli yüzüne vurarak, onları barındırmakla büyük iyilikte bulunduğunu başlarına kakarak hayatlarını zindana çevirmiştir. Dayısı tarafından sürekli horlanan, itilip kakılan, hatta hırsızlıkla bile suçlanan Kenan, insanlardan uzak bir derviş gibi yaşayan Şem-i Dede'yle tanışıp, onun neyini dinleyince müziğe ilgi duymaya başlamış, bu konuda yetenekli olduğunu fark etmiştir. Dayısı onun müzik eğitimi almasına şiddetle karşı çıkmış, liseden sonra mühendislik eğitimi alması için ısrar etmiştir. Mühendis Kenan'ın arkasında kırık bir aşk hikayesi vardır. Lise arkadaşı Leyla'yı çok ama çok sevmiştir, ama Leyla zengin bir ailelenin kızıdır. Kenan ise dayısının yanında sığıntı gibi büyüyen fakir bir gençtir. Kenan kendini ona layık görmediği için genç kızı reddetmek zorunda kalmış, bir sene sonra Saib Bey'in oğlu Cemil'le nişanlandığını öğrenmiştir. Çok acı çekmiştir Kenan, içine kapanmıştır. Bütün hayatının yoksulluk ve başarısızlıklarla geçeceğine inanmaktadır. Bu yarım kalan aşk onun ruhunda kapanmayan yaralar açacak, aşka inancını yitirecektir. Mühendislik eğitimini tamamlarken müzikle ilişkisini hiç kesmemiş, okulu bitince de mesleğini yapmak yerine müzik öğretmeni olarak çalışmaya başlamıştır. Bir arkadaşının tavsiyesiyle Avrupa'ya giderek müzik eğitimini ilerletmeye karar verir. Bu arada kız kardeşi Afife evlenmiştir
Bir bez bebek olan Nana'nın hayali, eski sahibinin yanında insan olarak yaşamaktır. 100. doğum gününde insan olmayı diler ve her gece yarısı tekrardan bez bebeğe dönüştüğü hayatı başlar.
Arka Sıradakiler, MinT Prodüksiyon tarafından FOX kanalı için hazırlanan Türk drama dizisi. Dizinin yapımcılığını Birol Güven, yönetmenliğini ise Hamdi Alkan üstlenmiştir. 30 Eylül 2007'de FOX'ta yayına başlamıştır.
Çok Güzel Hareketler Bunlar, ilk bölümü 7 Mayıs 2008'de Kanal D'de yayınlanan eğlence programı. Yılmaz Erdoğan yönetiminde BKM Mutfak oyuncularının sahne aldığı programda, önceleri seyirciler de puan vererek oyunlarda etkin olmuş, daha sonra ise bu uygulamadan kalkıp yalnızca skeçler verilmiştir. Yılmaz Erdoğan'ın kardeşi olan Deniz Erdoğan, çok bilindik bir melodi olan Camptown Races isimli Amerikan halk şarkısına söz yazmak suretiyle programın jenerik müziğini hazırlamıştır. Ayrıca ekibin Çok Filim Hareketler Bunlar adlı uzun metraj sinema filmleri 26 Mart 2010'da gösterime girmiştir. Oyuncular konularını tamamen kendi yazdıkları skeçleri oynamaya başlar, her oyunun sonunda programın sunuculuğunu da yapan Yılmaz Erdoğan seyircilerin arasından çıkar ve oyuncuların performanslarının değerlendirilmesini ister. Seyirciler değerlendirirken ÇGH (Çok Güzel Hareket), GH (Güzel Hareket) gibi değerlendirmeler kullanırlar. En yüksek not ÇÇGH (Çok çok Güzel Hareket), en düşük not Yaniidir.
İstanbul'un sayılı zenginlerinden biri olan Adnan Bey çok sevdiği karısı İnci öldükten sonra Nihal ve Bülent adlı iki çocuğuyla kalır. İkinci evliliğini yaparak kendisinden çok genç bir kız olan Bihter ile evlenir ve Bihter kendisini manevi yeğeni Behlül ile aldatır.
Organize Suçlar Şubesi Başkomiserlerinden Yavuz, nam-ı diğer Adanalı; İstanbul'daki suç oranını düşürmesi için Adana'dan geri çağrılır. Kimseden emir almayan, başına buyruk Başkomiser Yavuz, İstanbul'a gelmesine gelir de, ekibe de kan kusturur. İstanbul'un en büyük çete liderlerinden biri olan Maraz Ali, yıllardır suçu kanıtlanamadığı için hapise girmekten kurtulmuş, işlerini büyük bir gizlilik ve akıl almaz planlarla yürüten bir adamdır. Bİr gün bu işleri bırakmayı istese de, bu camianın onu bırakmaya pek niyeti yoktur. Ne iş yaparsan yap, bir kalbin varsa; bir gün seversin. Ve işte o gün her şey tehlikeye girer.