Serdar Kilic travels around the world and explores the nature by witnessing the culture and traditions of people living in the wild.
NTV’nin Yeşil Ekran’ında bir başka sıradışı program ''Doğada Tek Başına''. İnsan mı doğaya hükmeder, doğa mı insana? İnsanoğlunun doğayla imtihanı ekrana taşınacak Serdar Kılıç doğada tek başına hayatta kalmanın yollarını gösterecek. DAĞDA NASIL HAYATTA KALINIR? Issız ormanlarda su ve yemek nerede bulunur? Ateş nasıl yakılır, sığınacak yer nasıl olmalıdır? Barınak neyle yapılır? Serdar Kılıç, ilk programda Sakarya, Bilecik ve Bolu sınırları içindeki Kapıorman dağlarında iki gün bir gece geçiriyor. Kılıç, Bilecik sınırlarından Bolu sınırlarındaki en yakın yerleşim birimine yolculuğa çıkıyor, sadece bir bıçakla atalardan kalma barınma, yiyecek, su bulma, ateş yakma yöntemlerini gösteriyor. Böğürtlen yaprağı, bal arılarının konduğu bitkiler, karınca larvası, kurbağa ve yılan yiyiyor, sazlıklardan kamışla su süzüp içiyor. Kimi zaman kuru dal parçalarını bir birine sürterek, kimi zaman da çakmak taşıyla mantar tutuşturarak ateş yakıyor. Serdar Kılıç ormanın derinliklerinde sıfır malzemeyle hayatta kalmanın yollarını yaşayarak gösteriyor.
Vahşi doğada kaybolduğunuzu anladığınızda ilk yapmanız gereken şey nedir? Barınmak ! Hayatınızı devam ettirebilmeniz için dış etkenlerden kendinizi korumalısınız.Peki barındıktan sonra ne yapmalısınız? Ateş yakmalı ve yiyecek bulmalısınız... Peki bütün bunları nasıl yapacaksınız? İlk bölümüyle İÇİMDEKİ DOĞA da öğreneceksiniz...
"Tarihî eserler, yemek kültürü ve gelenekler insan hayatını nasıl etkiliyor, hayatı nasıl biçimlendiriyor?" sorusunun yanıtını bulmak için küçük bir çocuğun gözünden Mardin'in, makinistin gözünden Kars'ın, zanaatkarlar gözünden Ağrı'nın ve bir saat ustasının gözünden Kastamonu'nun hiç görülmemiş yönleriyle buluşacaksınız.
Mehmetçik Kutlu Zafer dizisi, Birinci Cihan Harbi’ne hazırlanan Osmanlı devletinde, tek hayalleri devletin yeniden dirilişi ve kurtuluşu olan, gönlünde vatan sevdasından başka bir şey bulunmayan Mehmet ve arkadaşlarının destansı hikâyesini konu alıyor.
Yiyeceklerin Serüveni, bir yiyeceğin tüm üretim aşamalarını, nasıl üretildiğini ve sofralarımıza nasıl ulaştığını gözler önüne seriyor.
Doğunun kapıları açılıyor ve bilinmeyene yolculuk başlıyor. Doğaüstü inanışlar, göçebeler, bilinmeyen kültürler doğunun derinliklerinden beyaz cama yansıyor. Belgeselde, zorlu doğa şartlarında hayata tutunmaya çalışan, geçmişlerine ve inançlarına sıkı sıkıya bağlı, kahraman olduklarının farkında olmayan kahramanların hikâyeleri anlatılıyor. Çok uzak görünen kültürlerin aslında bize ne kadar da yakın olduğunu anlayacağımız programda her bölüm ayrı bir hayat hikâyesi, ayrı bir heyecan...
İnsanlar ve inançlar belgeseli sizi dünyanın dört bir tarafındaki dinler, dinlerin ilginç ritüelleri ve insan hikayeleri ile buluşturuyor. Akıl almaz dinsel törenler, inanç için verilen zorlu sınavlar ve cesaret isteyen ibadetler...
Cengiz Eşiyok ile Bilimin Ev Hali'nde eğlenceli ve ilginç deneyler yaparak, dünyanın işleyişini yeniden keşfediyoruz.
Zaman Makinası, önemli yapıların ve sistemlerin tarih içindeki yolculuklarını ekrana getiriyor.
Doç. Dr. Arif Karabeyoğlu'nun sunduğu 'Uzayın Bilinmeyenleri', evrenin işleyişini gözler önüne serecek.
İçindeki enerjiyi hissediyorsan, sokağa çıkmaya hazırsan, dünyayı dolaşmayı seviyor ve dövüş sporlarıyla ilgileniyorsan Nehar Eren'i takip et. Nehar Eren kendini dövüş sanatlarına adamış, profesyonel güvenlik uzmanı ve kişisel spor eğitmeni... Dövüş sporların ruhunu anlamak için ana vatanlarına gidiyor, tanınan ustalardan eğitim alıyor ve yaşamlarına dâhil oluyor.
"Getto" tabiri günümüzde yabancıların yaşadığı hemen hemen tüm mahalleler için kullanılmakta ama orada yaşayanlar için çok daha değerli ve önemli bir yer. Harbi Getto her bölümde farklı etnik kökenlere sahip birçok insanın beraber yaşadığı gettolarla karşınızda.
Son imparator Sultan Abdülhamid: Amcası Abdülaziz darbeyle, ağabeyi Murad hastalığı sebebiyle tahttan indirilmiş bir sultan. Çocuk yaşta annesini kaybetmiş, yaşlı ve yorgun imparatorluğun yükü genç yaşında omuzlarına yüklenmiş bir Osmanoğlu. Kurtlar sofrasında vatanını bir ve bütün tutmak için zayıflamış temeller üzerine yeni bir nesil ve yeni bir idare inşa etmek zorunda. Tanzimat’ta doğmuş, mutlakıyet ile büyümüş, meşrutiyet kavgalarıyla hüküm sürmüş ve ömrünü cumhuriyet tartışmalarının filizlendiği günlerde noktalamış bir hanedan reisinin hikayesi.
Neredeyse yüzyılda bir gerçekleşen, büyük komutanların birbirleriyle çarpıştıkları savaşlar… Savaşın sebepleri, tarafları karşı karşıya getiren süreç, hazırlıklar, kırılma anları, müthiş taktikler, orduların avantajları ve sonuç anbean kronolojik olarak canlandırılıyor. İzlerken ekrana kilitleneceğiniz Savaşın Efsaneleri size adeta o dönemlerde yaşatacak.
Dünya tarihi bugün şükranla andığımız sayısız kâşif, mucit, ilim ve bilim insanının sonsuz fedakarlıklarına sahne oldu. Hayal aleminin sonsuz kapılarını açan bu mucizenin hikayesini öğrenmek için zamanı biraz geriye almamız gerekecek. Emre Konuk’un yönetmenliğini yaptığı programda şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı bir serüvenin tadını çıkarmaya hazır olun.
Birbirlerine çılgınlar gibi aşık, ama çocukları olmayan bakkal Vahit ve eşi Zeliha, yıllar önce köyden İstanbul'a kaçmışlardır. Vahit, babasını ikna ederek kelepir bir ahşap evi satın almıştır. Vahit ve Zeliha, bu evi yıllarca öğrenci gençlere kiralayarak hem geçimlerine katkı sağlarlar, hem de öğrencilere bir ana gibi sahip çıkan Zeliha'nın çocuk özlemini dindirmeye çalışırlar.
Programda herhangi bir metne bağlı kalmaksızın doğaçlama olarak skeçler sergilenmektedir.
Memed dağlarda dolaşmak, silah tutmak yerine, okumak isteyen bir çocuktur. Ama babası Mamo Ağa, onu zorla alıp dağlara götürerek, gece dağ başında sürünün yanında yalnız bırakarak, korktuğu şeylerle inadına yüzleştirerek bir savaşçı gibi yetiştirmeye çalışır. Mamo Ağa bir sabah Memed'i dağda, sürüsünün başında, gece vurduğu kurdun yanında bulur. Memed kara bir yılana da karşı galip gelir. Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır. Hemen orada gururla ona yeni adını verir: “Senin adın artık Karayılan
O eskiden bir romantikti, şimdi evlilikte beş yılı doldurmuş bir koca.. Eve gelirken çiçek getirir, eşinin kulağına güzel sözler fısıldardı. Karısını elde edene kadar bir erkeğin yapması gereken ne varsa yaptı. Ama herşey köprüyü geçene kadar... İlişkilerde eski yöntemleri savunanlar, torun isteyen anneanneler, yeni kuşağa sinir olan yaşlılar, cüzdanı bir türlü doğrultamayan girişimciler, günlerini son günü gibi yaşayan serseriler ve \'beni fazla yormayın, ben sadece gülmek istiyorum\' diyenler.
Geniş Aile'nin başkahramanı evin sorumsuz ve serseri oğlu Cevhahir?dir. Almancı bir ailenin kızı ile evlenip Almanya'ya giden Cevahir, üç ay sonra boşanmış olarak eve dönünce durgun olmayan ortalık daha da karışır. Evin babası, kızı Nazan'ı evlendirip evin nüfusunu azaltmaya çalışırken Cevahir'in yeniden eve dönmesi bütün planları altüst eder. Ailesine çok çektiren, ne okuyan ne de çalışıp hayatını bir düzene sokan Cevahir'in hiçbir şey olmamış gibi davranması ailenin reisi babayı iyice çileden çıkarır ve onu eve kabul etmez. Sokakta kalmak istemeyen Cevahir kendince bir çözüm üretir fakat bu çözüm de kızkardeşi ile nişanlısının arasını bozar. Üstelik Cevahir gelir gelmez sadece ailesini değil, bütün mahalleyi de karıştırmayı başarır. Evlenip Almanya?ya gitmeden önceki sevgilisi Şükufe art ık ezeli düşmanı Koyu Bilal ile birliktedir. Bunu öğrenen Cevahir ortalığı birbirine katar. Geniş Aile'nin, Cevahir'i adam etmek ve kızları Nazan'ı evlendirip evdeki kalabalık nüfusu azaltmak için verdikleri mücadeleyi ve babanın tutmayan planlarını kahkahalarla izleyeceksiniz.
Ayça ve Bora Başaran çifti, ülkenin en çok reyting alan haber bülteninin sunucularıdır. Ancak onların evliliği aşk üzerine değil, tamamen iş ortaklıkları üzerine yürümektedir. Haber bülteninin popülerliğinin sebebinin kendi olduğuna inanan Bora, çalıştığı kanal Kanal 4'den Kanal 10'a transfer olmayı ister. Ancak kanalın sahibi Bora'nın gitmesine engel olmaya çalışmaktadır. Kanalın sahibi Haluk ve Bora arasında çıkan bir kavgada, Bora başını vurarak komaya girer. Bu sırada Haluk'un beklediği mucize gerçekleşir ve aracıyla çarptığı Taner'in, Bora'ya ikizi kadar benzediğini fark etmesiyle haber bülteninin reytingleri en azından şimdilik kurtulur. Ama boş durmayan kader ağlarını örer. Bora'nın yerine geçen Taner, Ayça'ya aşık olur. Ancak yaptığı anlaşma gereği eli kolu bağlıdır. Macera da burada başlar.
Polis müfettişleri Orhan ve Selim, adli tıbbın yardımıyla ve rehberliğinde kafa karıştırıcı vakaları çözmeye çalışır. Adli bilim adamı Profesör Sevil Atasoy da zaman zaman ilgili anekdotları anlatmak için bize katılıyor.
Yıl 1920, yer İstanbul. 1. Dünya Savaşı'nda bozguna uğrayan Osmanlı'nın başkenti müttefikler tarafından işgal edilmiş durumda. Anadolu'nun İstanbul'dan bir bilgi akışına ihtiyacı var, İstanbul'un elitleri ise konudan bağımsız 'tatlı' bir hayat yaşıyorlar. Sait Molla önderliğinde kurulan İngiliz Muhipleri Cemiyeti, İnglizlerle İstanbul cemiyet hayatını kaynaştırıyor. Bu noktada Deli Saraylı ve Hüsrev Binbaşı'ya bir görev veriliyor. Bu ekip İstanbul'da bir konak tutarak istihbarat sağlayacaklar. Yabancı oldukları cemiyet hayatına giren ekip, tam bir aile olarak kurulur, tüm aile fertleri (uşaktan ailenin çocuklarına kadar) istihbarat için çalışıyorlar. Ancak yabancı oldukları bu ortamda herkes bol bol pot kırarlar... Aşk ilişkileri, nefret, komiklik ve vatanseverlik temalarıyla Deli Saraylı gönlünüzde taht kuracak.
Dizi, geçmiş zamanların İstanbul’unda saray çevresi ve halk arasında yaşanan ramazan âdetlerini, yardımlaşmayı, dünden bugüne değişmeyen gelenekleri ve Osmanlı mutfağına ait eşsiz yemekleri Dilruba ve Ahmet’in saf aşkı eşliğinde izleyiciyle paylaşıyor … İftarıyla, sahuruyla, Cumhur Müezzinliği ve Enderun Teravihi ile, saray mutfağından konak iftarına, güllaçtan temcid pilavına sofra gelenekleri, Osmanlı ramazanlarının maddi manevi tüm lezzetleri bir arada…
Pis Yedili, okudukları lisede çıkan yangın sonucu açıkta kalan yedi liseli gencin, zorunluluktan geçiş yaptıkları özel bir kolejde ikoncanlar adını taktıkları yeni kolejli arkadaşlarıyla aralarında geçen atışmalı ve eğlenceli diyaloglarla dolu bir okul hikayesi. Pis Yedili is a school story full of fun dialogues with seven new high school teenagers who are exposed to a fire in the high school they study in, and their new college friends whom they named iconcan in a private college where they have passed the necessity.
Leyla ile Nuri, İzmir Alaçatı’da büyümüş, daha çocukken birbirlerine aşık olup, büyüyünce de evlenip, üstüne de biri kız, biri erkek iki çocuk sahibi olmuş, mutlu bir çifttirler. Ta ki, Nuri, günümüzün en amansız erkek hastalıklarından olan “Azgın Teke Hastalığı” na yakalanana kadar. Nuri (Oktay Kaynarca), Alaçatı’ya surf yarışması için gelen 21 yaşında genç bir kıza gönlünü kaptırıp, onunla evlenebilmek için 21 yıllık karısı Leyla’yı (Meltem Cumbul) boşayınca, ortalık karışıyor. Boşandıktan sonra Nuri’yi bir daha görmemek için doğup büyüdüğü evi terkedip İstanbul’a yerleşen Leyla, kızı Kumru’nun söz töreni için bir günlüğüne Alaçatı’ya dönmek zorunda kalınca; herkes, Leyla’nın Nuri’ye nasıl davranacağını merak ediyor. Ama asıl sürpriz; Leyla, İstanbul’a geri dönmekten vazgeçip, Nuri’nin işlettiği Nuri Palas’ın karşısındaki evini bir cafe’ye çevirmeye karar vermesiyle ortaya çıkıyor. Leyla, Nuri’den almak istediği bütün birikmiş intikamlarını, onun cafesini ve otelini iflas ettirerek almayı düşünüyor.
Ailesi Mecnun'a beşik kertmesi olan Leyla'yı istemeye gideceklerini söyler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında aksakallı dedeyi görür. Aksakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun'la beraber yaşamaya başlamasıyla ise işler karışır.
Erman ile Abiye, yirmi yıllık evli bir çift. Ve doğal olarak artık çok sıkılmışlar birbirlerinden, ama müebbet hapis misali, birbirlerine tahammül etmek zorundalar. Ayrı yumurta ikizi iki sorunlu çocuk ve hepsinden daha sorunlu bir kayınbirader de, ekstra eziyet olsun diye verilmiş Erman ile Abiye'ye. Kuzu Ailesi'nin oturdukları, Abiye'nin babasından kalma, üç katlı, eski ve küçük evin bitişiğindeki eve, sadece yirmi günlük evli ve evliliğe inançları henüz çok taze olan genç bir çift taşınınca; Kuzu Ailesi'nin de tüm hayatı değişiyor. Çünkü, artık ellerinde kendi hayatlarını karşılaştırabilecekleri bir 'denek gurubu' var. Her macerada, ilk başta, komşu çiftin sevgi ve saygı ve modernlik dolu hayatlarına özenselerde, sonunda yine de kendi hayat tarzlarını en doğrusu olduğunu görüp, hall erine şükrediyorlar.
Üç kız babası olmanın gerekleriyle zor baş ederken kendini bir anda altı kadının yaşadığı insomniyak Asalet'in evinde iç güveysi olarak bulan Aslan'ın başına, kayınbabasına verdiği sözü tutmaya çalışırken birbirinden komik olaylar gelir.
Son derece varlıklı bir İşadamı olan Trabzonlu Kemal bey'in hayattaki en büyük tutkusu Eşi Serpil ve kızları Rüyam ile Biricik'tir. Küçük kızı Biricik’in beceriksiz, hatta aptal gibi görünen Nurhan'ı koluna takıp “evleneceğim adam” diye eve getirdiğinde Kemal bey kıyameti koparır. Kemal Bey Sakar Nurhan'dan kurtulmanın yollarını aramaya başlar. Bu yolda en büyük yardımcısı büyük kızı Rüyam'ın Nişanlısı Sarp’dır. Sarp her ne kadar zengin, kültürlü ve büyük kızına layık bir damat adayı gibi görünse de aslında batmak üzeredir. Sarp, Kemal beyin şirketlerinin başına geçmek için her türlü oyunu çevirecek bir tiptir. Yeni damat adayı Nurhan karşısında kendini ön plana çıkarmak için elinden gelini yapar ve bu tavrı nedeniyle Kayınpederi Kemal beyin takdirini kazanır. Ancak her yolun sonunda iyilerin kazanmasından dolayı Sakar damat adayı Nurhan galip gelir ve takdir toplar. Zaman içinde Başta Kemal bey olmak üzere tüm aile Nurhan'ı çok sever. Ancak Sarp ve yancısı evin kahyası Şükrü ile her türlü planı yapmaktadır. Zengin Kız Fakir Oğlan; padişahın kızının peşindeki modern bir Keloğlan hikâyesidir.
Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz'in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul'da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz'e ev arkadaşı olmayı teklif eder.
Bir insanın kaderi, belki de bir ulusun kaderini değiştirir... Ustura Kemal'in hikayesi, Mütarekenin, yokluk yıllarının, yorgun ama gururlu İstanbul'un, bir milletin kurtuluş mücadelesini ekranlara yansıtıyor. İşgale karşı omuz omuza, birlikte dayanışma içerisinde yaşayan azınlıkların, Osmanlı topraklarında kardeşçe yaşayan her milletten insanın hikayesini, İstanbul'un ara sokaklarında yaşayan insanların sımsıcak dostluklarını, aşklarını izlerken geçmişi çok büyük bir özlemle anacak, Ustura Kemal'in maceralarını hiç kaçırmayacaksınız...
Kısaca uçurumun eşiğine gelmiş insanların yaşamlarından kesitleri ekranlara yansıtıyor. Dizide Moldova'dan İstanbul'a çalışmak için gelen doktor Eva ve kardeşi Felicia'nın, Yaman'ın yönettiği fuhuş çetesinin eline düşürülmesi ve buradan bir şekilde kaçan Eva'nın kardeşi Felicia'yı kurtarmaya çalışması anlatılır. Eva, tesadüfi bir şekilde hayatın karşısına çıkardığı Adem, Pınar, Arif ve Ulaş'la beraber Felicia'yı kurtarmak için fuhuş çetesine karşı savaşım verir.
Türk'ün Uzayla İmtihanı; uzaya fırlatılan ilk Türk uzay gemisinin, ait olduğu istasyona yanaşamayınca ufak bir kaza geçirip, uzayda bilinmeyen bir yere savrulması üzerine, gemi mürettebatının uzay boşluğunda dünyayı bulma çabalarını konuk ediyor.
Seksenler dizisi Türkiye’nin 1980’lerin başından günümüze değin geçen 32 yıllık geçmişinin ve değişimin hikayesidir. Klasik bir Türk ailesi üzerindeki etkilerini hedefleyen eğlenceli bir dönem sitcom’u olan dizi sosyal hayattaki değişimin, hayatımıza giren yeniliklerin bizleri nasıl etkilediğini gözler önüne serecek. Seksenler dizisi bize kaybettiğimiz insani değerleri yeni nesillere tekrar kazandırmak amacıyla geçmişe yapılmış eğlenceli bir yolculuk olacak. Seksenler dizisi o yılları yaşamış olanlar kadar yaşamamış olan gençlerin ve çocukların da ilgisini çekecek.
Türk mafyasına sızmaya çalışan varsayılan Polat Alemdar kimliği altında çalışan bir Türk ajanı takip ediyor. ... Polat, KGT (ajans) tarafından görevlendirilen Türk mafyasının tamamını yok etmeye çalışan bir ajandır. Ayrıca Polat, mafyanın derinliklerini kazdığı sürece geçmişi ve ailesi hakkında acı gerçekleri öğrenir.
Bazıları kahraman doğar bazıları sonradan kahraman olur. Mahir ise her ikisi. 1970'lerde Beyazıt'ta mutlu bir aile için bir nişan günü her şey değişti. İşlemediği bir cinayet yüzünden Kara ailesinin babası, Nazif idam hükmü aldı. Mahir o gün vazgeçti kendinden, hayatından, sevdalarından, yarınlarından. Tek yolu vardı artık. Gerçek katili bulup, adaleti sağlamak ve babasını darağacından kurtarmak. Darağacına giden bu yolda önünde bir de imkansız bir aşk var.
Ahmet, Murat ve Sadi film çekme hayalleri kuran ve parayı toplamak için 'Meslek Hikayeleri' adlı belgesel-programda sunuculuk yapan üç aktördür. Amaçları bu programdan para topladıktan sonra gişe rekorları kıracak bir film çekmektir. Fakat çektikleri program yayınlanmayınca daha iyi bir bölüm çekmek için kolları sıvarlar. Ahmet, başrol oynadığı günlerin özlemini çekmekte, mazideki başarılarının göz ardı edilmesinden şikayet etmektedir. Kendisinin artık tanınmadığını düşünmekte ve bu yüzden herkese sitem etmektedir. Murat, mesleğinin gereklerini yapmaya çalışırken kendisini terk etmiş olan eski sevgilisiyle beraber çalışmanın zorluklarını yaşamaktadır. Sadi, gümrük memurluğunu oyuncu olmak için bırakmış, para dertleri ve ailevi sorunlarla uğraşmaktadır. Figüranlık yaptığı dizisinden başka gelir kaynağı olmayan Sadi için "Meslek Hikayeleri"nin yayınlanması ve ücretlerini almaları çok önemlidir.
Hayatını seslendirme sanatçısı olarak geçiren Müşfik, karısından boşandıktan sonra ailesinin yeni bir dadıya ihtiyacı olduğunu öğrenir. Çocuklarını çok özleyen Müşfik, çocuklarını görmek için dadı Yaşar Hanım kılığına girer.
Mezopotamya’da bir halk; Basurlular. Basur sarayında, halkın can-ı gönülden sevdiği Sultan Küçük Esat. Birbirinden değişik, renkli kişiliklere sahip kadınlardan oluşan Küçük Esat’ın Harem’i. Harem’deki kadınların tek bir amacı var; Sultan Küçük Esat’a erkek bir çocuk doğurabilmek...
Nazlı ve Yusuf’un düğün gecelerinde yaşanan olay, keyifle döşedikleri ve mutlu mesut yaşamayı hayal ettikleri evlerinde, eşyalarının üzerini beyaz patiskalarla örterek, alyanslarını parmaklarından çıkarmalarına neden olmuştur. Ayrılığın etkisi, her ikisini de sarsmış, günlük hayatlarını ve işlerini olumsuz yönde etkilemiştir. Aylar sonra gelen bir ihbar, Nazlı, Yusuf ve Komiser Nisa’yı kadın sığınma evlerinden birinde meydana gelen zorlu bir vakayı çözmek üzere aynı yerde buluşturur. Soluk soluğa bir mücadele başlamıştır…
1711 yılında Osmanlı İmparatorluğu, Rusya İmparatorluğunu yenmiş fakat ardından duraklama dönemine girmiştir. Hikâye Patrona Halil'in kardeşinin padişahın emri ile asılmasıyla başlıyor. Dönemde Osmanlı savaştan uzaklaşmış ve daha çok lale bahçelerinde eğlenceler düzenlemektedir. Bu duruma karşı çıkan Yeniçeri ocağı ve bazı padişah karşıtı çeteler örgütlenmeye çalışsalarda bir isyana cesaret edememişlerdir. Fakat Patrona Halil kardeşinin ölümüne çok içerlemiş ve padişah'ın tahtan indirilmesi için halkı galeyana getirme planları yapmaktadır. İç ve dış tehditler de etkinlik kazanma peşindedir. Padişaha ve Osmanlı'ya karşı kurulan komplonun farkına varanlar olur. Ama bazı şeyler için her şey çok geçtir.
İstanbul'un Fethi sırasında Bizans surlarına ilk Osmanlı bayrağını dikecek olan kişi olmak isteyen Doğan Bey ve Şahin Bey birbirlerine zıt olan iki karakterdir. Fakat görev yerlerini terk eden bu ikiliye Akşemseddin ceza verir
Ekranların sevilen eğlence programı “Güldür Güldür Show” birbirinden eğlenceli skeçleri ve sürprizleriyle Show TV ekranlarında. Günlük hayatın sıradan konularına farklı bir bakış açısı ile yaklaşan Güldür Güldür, aileden aşka, şöhretten teknolojiye, futboldan arkadaşlığa, birçok konuya yine kendi mizah anlayışları ile yeni yaklaşımlar ve çözümler getirecek.
Galip Derviş, obsesif kompulsif kişilik bozukluğunun yanı sıra, saymakla bitmeyecek kadar çok takıntı ve fobiye sahip bir adam. Mikrop takıntısı had safhada. Birçok insan gibi yüksekten, kalabalıktan, asansörden, kapalı yerlerden korktuğu yetmiyormuş gibi inanılmaz takıntıları var. Mesela sütten korkması ya da simetri takıntısı yüzünden yetiştirdiği organik sebzelerin aynı şekilde ve boyda büyümesi için uğraşması. Çocukluğunda bile, olağan dışı zekâsı ve inanılmaz hafızası nedeniyle her zaman diğerlerinden farklı ve aykırı biri olmuştur. Bu özellikleri, müthiş gözlem yeteneğiyle de birleşince, polisliğin kendisi için biçilmiş kaftan olduğunu düşünmüş ancak takıntıları ve fobileri polis olabilmesi için büyük bir engel teşkil etmiştir. Ta ki hayatının aşkı, biricik eşi ve sevgilisi Belgin’le tanısana dek... Belgin’le sekiz yıl süren evlilikleri boyunca Derviş, takıntıları ve fobilerinin çoğunu rafa kaldırır ve “neredeyse” normal bir adam olur. Tek kelimeyle “mükemmel” geçen sekiz yılda, Derviş’in ünü sadece emniyet teşkilatında değil her yerde hızla yayılır. Çözümsüz görünen olayları bile çözer, en karmaşık cinayetlerden alnının akıyla çıkar. Ancak bu güzel günler, hiç beklenmedik bir anda, beklenmedik bir trajediyle son bulur. Read more: http://www.kanald.com.tr/GalipDervis/Ozetler/Genel-Hikaye/3995.aspx#ixzz2XaZAOmFy
Leyla ile Mecnun dizisi ani bir kararla yayından kalkınca, bütün dizi ekibi işsiz kalmıştır. İşi ve birbirleriyle çalışmayı seven ekip durumu kabullenmekte güçlük yaşar. Kimse rolünden tam olarak çıkamamıştır ve her biri gündelik hayata adapte olmakta zorluk çekmektedir. Oyuncular Leyla ile Mecnun'un senaristi Burak'a giderek yeni bir dizi yazmasını isterler. Üç yıldır aynı diziyi yazmakta olan Burak'ın yeni bir proje üzerinde düşünecek vakti olmamıştır. Herkes kara kara ne yapacağını düşünmeye başlar...
Babasının kıskançlıkları ile büyüyen Yağmur üniversiteye hazırlanmaktadır. Ancak babası Erman, ilan edilen öğrenci affından faydalanarak üniversiteye tekrar başlamaya karar vermiştir. Erman, hem üniversite tahsilini tamamlamak hem de kızına üniversitede göz kulak olmak istemektedir.
2 Ağustos 2011 tarihinden beri atv'de yayımlanan Türk yarışma programıdır. Günümüzde Kenan İmirzalıoğlu tarafından sunulmakta olup Cuma akşamları saat 20.00'de yayınlanmaktadır. Yarışmanın ilk sunucusu Kenan Işık'ın 21 Mart 2014 tarihinde beyin kanaması geçirmesi ve programı sunamayacak olması nedeniyle, sezon sonuna kadar sırasıyla birçok ünlü dostu tarafından sunulmuştur.
Tolga Çevik ve Ezgi Mola ile başlayan program, izleyenlere her hafta birbirinden eğlenceli dakikalar sunmaktadır.
Mutlu bir evlilikleri olan çiftin hayatları, kadının işlemediği halde bir cinayetle suçlanarak hapse girmesiyle alt üst olması anlatılıyor. Ali Halaskar, karısının bu cinayeti işlemediğinden emindir ve ipuçlarının peşinden koşar. Sonunda yapacak bir şey olmadığını anlayan adamın tek çaresi ise karısını hapisten kaçırmaktır.
Kurt Seyit, Kırımlı Türk bir ailenin en büyük oğludur. Küçüklüğünden beri babasına hayran olan Kurt Seyit, tıpkı onun gibi Çar’ın en iyi subaylarından birisi olmuştur. Ve vakti geldiği zaman da kendisine söylendiği gibibir Türk kızıyla evlenecektir. Soylu Rus bir ailenin en küçük kızı olan Şura ise babasının ölümcül bir hastalığa yakalanması sebebiyle mutsuzdur. Ablası olan Valentina ile babasını tedavi için Petrograd’a (St. Petersburg)'a götürürler. Buraya geldiklerinde Kurt Seyit’in eski silah arkadaşı Petro ve ailesinin misafiri olurlar Savaştaki bir hatası nedeniyle mesleği bırakan Petro, Kurt Seyit ile Şura'nın tanışmasına aracı olur. Ancak Petro gizliden gizliye Kurt Seyit'e düşmanlık beslemektedir. Bir davete katılan Kurt Seyit ve Şura ilk kez birbirlerini görürler.
İmkansız bir aşkın acayip hikayesi... Zekâsı ve sıra dışı yetenekleri sayesinde İstanbul polisi tarafından bir türlü ele geçirilemeyen profesyonel bir hırsız olan KERTENKELE'nin 'Hayatın yalan olsa da aşkın gerçek olsun' dedirten hikayesi...
Metin, Ali, Feyza orta halli bir mahallede büyümüş aynı evde aileleri ile yaşamak zorunda olan üç kardeştir. Koyu Beşiktaşlı emekli mühendis Tahsin, efsane üçlüyü hayatının sonuna kadar yaşatmak için üç çocuk yapıp Metin, Ali ve Feyyaz isimlerini koymaya yeltenir. Üçüncü çocuk kız olunca adı Feyza olur… Tahsin her yaz Metin ve Ali'yi "Okumazsan kolunda bir altın bileziğin olsun" gizli tehdidiyle su tesisatçısında çırak olarak çalıştırır, iyi kötü de para kazanınca okumayıp hakikaten tesisatçılık yapmaya başlarlar. Yazları bir yere çırak vermediği tek çocuğu Feyyza ise okur ve şu an evin temel geçim kaynağıdır. Metin ve Ali eve zerre para getirmezler ama "Dünya'ya barış ve mutluluk getirecek" diye iddia ettikleri bir icada imza atarlar. Kimsenin ciddiye almadığı icadın zamanla gerçekten çalıştığını göstermeleriyle, tüm dengeler değişir.
İstanbul'un keşmekeşinden bunalan Gül (Gizem Karaca) yeter artık deyip İstanbul’u terk edip Muğla’ya, Güzelköy’e yerleşiyor. Gül’ün İstanbul’u terk edişindeki tek neden elbette bu değil. Çünkü evlilik hazırlığı yaptığı sevgilisi Kaan’ın (Mehmet Ali Nuroğlu) ihanetine uğradığını düşünüyor. Dünyası yıkılan Gül’e aynı gün Güzel Köy’den İstanbul’a gelen Cemal (Berk Cankat) tarafından bir mektup getiriliyor. Gül mektubu okuyunca Güzelköy’de yaşayan ve babaannesi olduğu iddia edilen bir kadından, Sultan Ana’nın (Zerrin Sümer) varlığından haberdar oluyor. Zaten İstanbul’dan kaçıp gitmek isteyen Gül’de, Cemal’in getirdiği mektup rehber oluyor.
19. yüzyılda dünya dengeleri yeniden kurulurken bir imparatorluğun yaşadığı değişime ve adalet savaşçılarının verdikleri mücadeleye şahit oluyoruz. Kendisine ve en yakın arkadaşına tuzak kurulan kahramanımız Filinta Mustafa tuzağı kuranın kızına aşık oluşunun çıkmazları da epizodik hikayelerle izleyiciye sunuluyor.
“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı.Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.
Kültürleri ve sosyal statüleri son derece farklı olan Meryem ile Ecevit, ailelerinin tüm karşı çıkmalarına rağmen evlenirler. Birkaç yıl içinde sudan bir sebeple kavga eden ikili, inatları yüzünden boşanırlar. İkiz kızları olan çift; mahkemenin birini anneye, diğerini de babada kalmak üzere karar vermesi ile tamamen yollarını ayırır. İkisi de çocukları birbirine göstermemeye yemin ederler. Kızları, kendi kültürlerine ve fikirlerine göre yetiştirirken onlara büyük bir yalan söylerler. Ancak yıllar sonra ikiz kardeşlerin kaderi İstanbul'da birleşir.
Dikmen, bağlama çalan bir Ankara sanatçısıdır. Müzikhollerde çalışırken bir menajerden teklif alır. Patronuyla tartışıp teklifi kabul eder ve İstanbul'a gider. Dikmen'in hala oğlu Latif İstanbul'da yaşamaktadır. Latif ve ailesinin yaşadığı evin yarı hissesi Dikmen'e aittir. İstanbul'a büyük umutla gelen Dikmen menajer tarafından dolandırılıp bütün parasını kaybeder. Bu yüzden ortağı olduğu evde kuzeni Latiflerle kalır. Ancak Tilbe'nin Dikmen ile yaşamayı kabul etmesi imkansızdır.
Karakolda zabit olarak görevli Zeyrek (Kemal Zeydan) ve Çeyrek (Serhan Ernak), kayınvalideleri Saadet’e (Mine Teber) ait olan konakta içgüveysi olarak hayatlarından memnun bir şekilde yaşamaktadırlar. Sakarlıkta birbirleriyle yarışan Zeyrek ve Çeyrek’in pek parlak bir zabitlik kariyerleri yoktur. Amirleri de bunu bildiğinden ikisine fazla yüklenmemekte, diğer zabitlere göre ikisine nispeten daha hafif işler vermektedir.
Anadolu Selçuklu Devleti içerisinde Moğol etkisi kendini devlet yönetimden dini fetvalara kadar her yerde göstermektedir. Moğolların arzuladığı gibi devleti idare ve sevk eden Anadolu Selçuklu Başveziri Muinuddin Pervane, makamlara yaptığı atamalara liyakati hiçe sayan bir tutum sergilemektedir. İdarenin ehil ellerde olmaması da toplum içerisinde ki birliği ve dirliği bozmaktadır...
Yetiştirme yurdunda büyüyen ve en büyük isteği özgürleşip kendi ayakları üzerinde durmak olan Yaz’ın bu hayalleri, isteğinin çok dışında gerçekleşir. İşlerin karmakarışık olduğu bir dönemde Yaz, 18 senedir hiç görmediği annesi Umut ve babası Mert’le tanışır. Umut ve Mert de tıpkı Yaz gibi, senelerdir birbirlerinden habersiz yaşamışlardır. Başta anne ve babasını kabullenmekte zorlanan Yaz, zaman geçtikçe onlarla aile olabilmek için elinden gelen yapacaktır.
Dizi, Muhteşem Yüzyıl dizisinin devamı niteliğinde çekilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli kadınlarından Kösem Sultan'ın hayatı etrafında kurgulanmıştır. Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi. Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan.
Inadına Aşk; içinde aşk, sevgi, nefret ve oyun dolu bir romantik komedi dizisi. Her şey Karadenizli bir ailenin kızı olan Defne’nin, Aras Teknoloji’nin yakışıklı ve çapkın patronu Yalın’ın yanında işe girmesiyle başlar.
Büyük Sürgün Kafkasya, 1944 yılında Stalin'in emriyle sürgün edilen Ahıska Türklerinin trajik hikayesini anlatıyor. Yaşadıkları topraklardan sürgün edilen binlerce insanın, sahipsiz, unutulmuş bir halkın yürek burkan hikayesini anlatan bir dizi.
Eser Yenenler ve Oğuzhan Koç iki kardeşi canlandırdığı dizide İbrahim Büyükak ise Oğuzhan'la Eser'in yakın arkadaşını canlandırıyor. Kardeş olan Oğuzhan'la Eser İbrahim'in alt katına taşınır. Hayatta hep başarısız olan kardeşler bir gün kapılarının önünde bir bebek bulurlar. Ne yapacaklarını bilmeyen kardeşler yakın arkadaşları İbrahim'den yardım ister. Bu üç kafadar kapılarına bırakılan bebeğe bakıcılık yapmaya çalışır.
Barış, kendi hâlinde ve mutsuz bir çocuktur. Cinler diyarından, Barış’ı mutlu etmesi ve işlerine yardımcı olması için Cino adında bir cin dünyaya gönderilir. Cino; komik, sakar ve bir o kadar da tembel bir cindir. Tek amacı, Barış’ı mutlu ederek Cin Okulu’ndan mezun olmaktır. Bunun için Cinler Ülkesi ile Dünya arasında mekik dokuyacaktır.